Portre, manzara, tarihî resim, natürmortlar... Resim türleri arasında farklı adlar, her birinin kendi kodları, kendi tarihi ve ustaları vardır. Bu kodlar ve kurallar, çağlar geçtikçe daha hızlı ya da daha sert biçimde değişir. Le musée Marmottant Monet söz konusu olduğunda, XX. yüzyılın manzara sanatına odaklanır; tarih, tüm toplumları sarsan bir döneme denk düşer ve sanata zorla müdahale eder.
Manzara Hikayeleri: Monet'ten Hockney'e sergisi, Monet'ten Hockney'e Manzara Hikayeleri 24 Eylül 2026 - 31 Ocak 2027 tarihleri arasında ziyaretçilere kapılarını açıyor. Bu sergi, 19. yüzyıl sonundan günümüze uzanan yüzlerce çeşitli eseri bir araya getirerek kronolojik ve tematik bir yolculuk sunuyor; Fransız ve uluslararası önde gelen ressamların diyalog içinde bulunduğu bir sergileme deneyimi vaat ediyor.
19. yüzyılda manzara resmi, sanat dünyasının vazgeçilmezlerinden ve saygı duyulan bir türe dönüşmüştü. Sonra I. Dünya Savaşı geldi. Toplumu her yönüyle sarsan o kadar sert bir olay ki sanatı bile değiştirdi. Bu savaş, manzaranın içine öyküleri yeniden taşıdı. Elbette savaş alanlarını resmettiğimiz oldu; fakat savaşın yarattığı yıkım, bu dönemin manzaralarında da yer aldı. Eskilerin kahramanlık ve milliyetçilik tasvirlerinden uzak bu yeni tablolar, acıyı, yıkımı ve insan davranışlarının aşırılıklarını gözler önüne seriyor.
Savaş sonrası iyileşme zamanı başlar. Piet Mondrian ya da Nicolas de Staël gibi sanatçılar gerçekliği yeniden ele geçirmeye ve manzarayı dönüştürmeye çalışır. Başkaları ise gerçekle yüzleşmekten kaçmaz; özellikle fotoğrafçılık aracılığıyla, bu yeni manzaraların ve onları barındıran insanlarla buluşmaya doğru yola çıkarlar.
Bazı sanatçılar hayal gücüne ve rüyalara yöneliyor. Ütopyacı manzaralar, sürreal veya sembolik manzaralar, kaybolmuş cennetler... Sanatçılar güzelliğin peşinde. Eserleri, rüyalarını ve umutlarını anlatıyor; bu yapıtlar, sanatçıların kaçmak istedikleri gerçekleri ve onları yönlendiren inançları ortaya koyuyor.
Sonuç olarak bugün birçok sanatçı da bu manzaralarda İnsanın yeri üzerine, insanların doğaya etkisi üzerine ve gelecek yüzyıllarda bizden geriye ne kalacağını düşünmeye yöneliyor. Geçmiş, şimdi ve gelecek: aynı manzaranın içinde hangi hikayeler görülebilir? Hangi öyküler hayatta kalacak?
Bu manzaralar çağdaş tarihin tanıklarıdır. Sanatçılar ülkelerini, evlerini, halklarını bu biçimi kullanarak tasvir etmişlerdir. Yıkımı ve yeniden inşa sürecini, doğayı, geçmişe duyulan özlemi ve geleceğe dair soruları gösterdiler. Bu sanatçıların çalışmaları 1890'dan bu yana dünyayı sarsan büyük olaylar ve köklü değişikliklerle şekillendi. Bu sergi aracılığıyla Marmottan Monet Müzesi, manzara sanatında bulunabilecek gücü tümüyle gözler önüne sermek istiyor.
Serginin yolculuğu, nadiren aynı sergide bir araya getirilen büyük sanatçıları bir araya getiriyor: Pierre Bonnard’ın eserlerini hayranlıkla izlerken, Claude Monet, Félix Vallotton, Caroline Bachmann, Edvard Munch, Walker Evans, Anna-Eva Bergman, Alex Katz, Nikita Kadan, John Vachon, Chaïm Soutine, Henri Matisse...
Resimler, fotoğraflar, videolar, heykeller: bu hikayeler pek çok farklı biçimde anlatılabilir. Eylül ayının başından itibaren açılacak olan Manzaraların Hikayeleri sergisiyle onları keşfetmeye gelin.
Tarihler ve zaman çizelgeleri
İle ilgili 24 Eylül 2026 -Den 31 Ocak 2027
Yer
Musée Marmottan-Monet
2, rue Louis Boilly
75116 Paris 16
Rota planlayıcı
Fiyat:% s
Tarif réduit : €9
Plein tarif : €14
Resmi site
www.marmottan.fr
Rezervasyon
Bilet fiyatlarını görüntüle















