République-Dominicaine Meydanı'ndan geçiyorsanız, sütunlarla çevrili neoklasik pavilyon'u mutlaka fark edersiniz. Günümüzde, Monceau Parkı'nın girişine şık bir fon kazanmış olsa da, bugünlerde kamu tuvaletleri ve park ofisleriyle hizmet veriyor. Ancak 18. yüzyılda, bu yapının önemi çok daha ciddi ve korkutucuydu.
Başlangıçta Chartres Sınır Kapısı olarak adlandırılan bu roton, ünlü Genel Köylüler Duvarı’ndaki vergi dairesinden biriydi. Fransız Devrimi’nden önce, yani 1784 ile 1790 yılları arasında inşa edilen bu duvarın amacı şehri saldırganlara karşı korumak değil, yerel tüccarların şehre gelen şarap, et, odun gibi mallar üzerinden vergi ödemelerini sağlamak ve kaçakçılıkla mücadele etmektir.
Oradan, dönemin ünlü sözü doğdu: « Paris’i duvarlaştıran duvar, Paris’i fısıldayan kılardı ». Parisianslar, yaşam maliyetini artıran bu kral vergisine karşıydılar.
Bu anıta, propyle adı verilen ve Paris'in etrafındaki 53 kapı ve bariyerle çevrili olan yapının tasarımcısı aslında büyük bir deha olan Claude-Nicolas Ledoux idi. Monceau'daki rotunda için çocuklar gibi büyük düşünmüş. Neden mi? Çünkü o bölge, Dük of Chartres'in (gelecek olan Philippe Égalité) topraklarındaydı.
Dük, hatta şaşırtıcı bir ayrıcalık elde etmişti: zemin kat ve üst kat ofis olarak kullanılırken, en üst teras onun özelindeydi. Böylece, kendi bahçesine (günümüzde Parc Monceau) kuşbakışı bakarken, şehre giriş yapanları da gözetleyebiliyordu!
Ledoux'nun 54 anıt kapısından yalnızca dördü, 1860'taki Haussmann dönemi yıkımına direnebildi. Eğer Monceau'nun Rotaldası'nı seviyorsanız, diğer kalıntıları keşfe çıkabilirsiniz:
Bir dahaki sefere Monceau’nun sütunlarından geçerken, hayal edin: şu an çocukların pamuk şeker yediği yere gelen sınır muhafızlarının, şaraba doldurulmuş arabaları didik didik aradığı o eski günleri!
Bu sayfa yapay zeka destekli unsurlar içerebilir, daha fazla bilgi burada.















