Yeni görünüm, yeni hayat Gramme Paris'te (eski adıyla Gramme 11). Yıllar boyunca ortaklıkla yönetilen mekanda, Romain Tellier ve Marine Gora artık kendi yollarını çizme kararı aldı. Romain’e, kendisini modern bir bistro haline getirme özgürlüğü veren bu ayrılık, gerçek bir mahallenin sevilen küçük lokantası olma yolunda önemli bir adım oldu.
Restoranların kapalıp tekrar açılma hızının, ruhsuz masa açılışlarının önüne geçtiği bu dönemde; tadını çıkarmak için kredi çekmenin gerek olduğu bir ortamda, Gramme Paris buna dur diyor ve şunu iddia ediyor: Ulaşılabilir, ev yapımı ve mevsimlik mutfak ile başlangıçtan tatlıya kadar lezzet sunuyor.
Artık paylaşımlık küçük tabaklar dönemi sona erdi (hemen, bu trendin sonu geldi!) ve yerine kısa bir menü çıkıyor. Öğle yemeğinde 3 başlangıç, 3 ana yemek, bir peynir ve 2 tatlı; akşam yemeğinde ise 5 başlangıç, 3 ana yemek, 2 paylaşım tabakası ve 2 tatlı olacak şekilde düzenlenmiş durumda.
Öğle yemeği ise uygun fiyatlı iki menü ile sunuluyor (11. arrondissement ve bu kalitede pek çok alternatif arasında), 22€’ya giriş/ana yemek veya ana yemek/tatlı seçenekleriyle, ya da 28€’ya giriş/ana yemek/tatlı. Evet, teslimiyet!
Üstelik tabakta pek çok güzel fikir var. Ocakların arkasında, Chef Louis Fedide yer alıyor; genç ve enerjik Nantais şef, daha önce oldukça beğenilen Calice restoranında çalışmış ve Paris’in Latin Mahallesi’nde yeni başarılar peşinde koşuyor. "Benim için her tabağın okunabilir, tutarlı ve özenle hazırlanmış olması gerekir. Baharatları, tütsücü etkileri ve en önemlisi, tadı boğmayan sosları çalışmaktan keyif alıyorum," diyerek tutkulu bir şekilde anlatıyor.
Ayrıca, her şeyi mekânda tütüyor ve fermente ediyor, bol sos eşliğinde (harika soslar ve baharatlar ile), hammaddelerine saygı göstererek ürünlerini baştan sona işliyor. Dana çiğ köfte başlangıç olarak masaya geliyor, üzerine soya sosu, panko ve akışkan bir haşlanmış yumurta eklenmiş; bu arada, kızartılmış kırlangıç balığı ise rahat tavrını ortaya koyuyor, yanında kivi sirkesi ve fermante kivi ile servis ediliyor.
Tabii ki, ardından gelen yemeklerde de başarı devam ediyor: Öncelikle, calamarata tabakası (adına rağmen deniz mahsulü içermeyen, sadece isim benzerliği olan taze makarna) oldukça cömertçe yapılmış ve iyileştirici bir lezzet sunuyor; kremsi gorgonzola sosu, ıspanak, Piémont fındıkları, limon ve siyah sarımsakla zenginleştirilmiş bu yemek, derinlik katmak için yanında servis edilen. Diğer yandan, hafifçe pembe yüzeyli kısaca füme dana bonfile gerçek anlamda başarılı, karamelize havuçlar ve baharatlı ketçap ile tamamlanmış; özellikle Espelette biberli havuç ketçuplu ve yenildiğinde sıfıra kadar lezzet dolu olan kuzu etli et suyu ise son nokta oluyor.
Tatlıya geçmeden önce (ince bir Mont Blanc tarzı tart) mutlaka üç farklı pişirişte hazırlanan ve belki de bağımlılık yapacak kadar lezzetli olan ev yapımı patates çubuklarından güzel bir avuç almak şart.
Güler yüzlü ve samimi hizmetiyle hoş bir adres olan mekan, haftanın her günü ve hatta hafta sonları da açık. Sabah kalkar kalkmaz geleneksel kahvaltı seçenekleri ve öğlen saatlerinde paylaşılagelen enfes et yemekleri ile misafirlerini ağırlıyor.
Bu test, profesyonel bir davet kapsamında gerçekleştirilmiştir. Deneyiminiz bizimkinden farklıysa lütfen bize bildirin.
Tarihler ve zaman çizelgeleri
Sonraki günler
CUMARTESİ :
i̇le ilgili 10:00 sahip olmak 00:30
Pazar :
i̇le ilgili 10:00 sahip olmak 18:00
Pazartesi :
i̇le ilgili 17:30 sahip olmak 00:30
Salı :
i̇le ilgili 17:30 sahip olmak 00:30
Çarşamba :
i̇le ilgili 17:30 sahip olmak 00:30
PERŞEMBE :
i̇le ilgili 12:00 sahip olmak 00:30
Cuma :
i̇le ilgili 12:00 sahip olmak 00:30
Yer
Gramme Paris
96 Rue Jean-Pierre Timbaud
75011 Paris 11
Resmi site
www.grammeparis.fr































